İlginç bir başlık fakat meramımı bütünüyle yansıtıyor. Bir başlıktan beklenen tam olarak bu değil midir zaten? Geçmişten bu yana biriktirdiklerim arasında yapmak istediğim fakat nasıl seyredeceğini kestiremediğim çokça düşünce var. İcraata kalkışmadığınızda vakit ancak bunların birikmesinin teminatıdır. Oysa bu kadar beklemek yerine işe koyulmak daha sağlıklı bir tercih, bilhassa ayakları yere sağlam basan fikirler için.
Muhabbet Pazarı fikri yazdıklarımı takip edenlerle istikrarlı ve samimi bir rabıta kurma çabasıdır. Günün meseleleri, benim halet-i ruhiyem, o an aklıma esenler her pazar günü muhabbetimizin konusu olabilir. Söyleyecek sözüm var, anlatacaklarımın sürüsüne bereket. Hâl böyle iken her hafta yazacak üç beş satır çıkarabilirim diye düşünüyorum. Muhtelif adlarla periyodik yazılar paylaşanlardan birkaçının trajikomik vaziyetlerine tesadüf edince Muhabbet Pazarı’nı daha fazla ötelememek gerektiğine kanaat getirdim. Ortalık davulcudan geçilmez olmuş, bir de biz elimize tokmağı aldık, umarım sahura kalkacak bulunur. Davulcu sayısı niyetli sayısından fazla ise toplum olarak vay hâlimize.
Evvelce rastlasaydım, bu trajikomik tablo yazma çabamı değil vaziyete üzülmemi tesis ederdi. Bugün bu çabayı meydana getirdiyse yanlış örneklerin artması ile benim doğrularımın kesiştiği noktaların varlığından bahsedebiliriz. Birkaçını izah etmeye çalışayım: İlkin hangi kapının ardında ne var bilinmez diyerek yorumu okuyanın hayal gücüne bırakayım. Ardından dengeli bir telaşın günlerime hâkim olduğunu söyleyeyim. Bu telaşın sebeplerine girmek istemem lakin kendini konuşabiliriz. Göçüp gitmeden evvel yetiştireyim dediğim şeyler var. İrtihalimizin vaktine dair bir mutabakat olmadığına göre beyhude uğraşlarla oyalanmak pek akıl kârı değil. Vakitli sayılabilecek bir irtihalde ise Oblomov’un kader ortağı olmayı kim ister? O hâlde yalnızca rahatsız edici fakat sanki başına gelmeyecekmişçesine tesirsiz birkaç düşünce yetmez, kolları sıvamak gerek. Bu arada, Oblomov’u tanıyorsunuz değil mi? Tanımayanlar için derhâl tanışılacaklar listesine eklenmeli.
Elbette bu Muhabbet Pazarı meselesine aman aman önem atfetmiyorum, yalnızca epey ehemmiyetli bir konunun soyunu sopunu arıyorum. Eh, biraz da keyif anlayışıma münasip bir biçimde vakit geçiriyorum. Eğlenmek hepimizin en tabii haklarından değil mi?
Comentarios